Tüp bebekde gençlik aşısı: Yaşlı yumurtalara enerji aktarımı
Paylaş
 

Anti aging 2000’li yıllardan beri devamlı gündemde olan bir konu. Tıbbın bir çok dalını ilgilendirdiği gibi özellikle de toplum üzerinde büyük etki bırakmaktadır. Her ne kadar yaşımızı geri almamız mümkün olmasa da yaşlanan vücudumuzu yılları getirdiği negatif etkilerden korumak anti-aging’in ana amacıdır. Bu bağlamda yaşam tarzımızı değiştirmek en önemli basamak olmaktadır.

Yaşlanan toplumla beraber maalesef daha fazla ileri yaşta anne adayı karşımıza çıkmaktadır. Kadınlardaki yumurtalık havuzu dediğimiz rezerv sınırlı olduğu için yaşla beraber yumurta sayısı azalmaktadır. Bununla beraber azalan yumurtayla beraber geride kalan yumurtalarda genetik problem olma olasılığı da artıyor. Daha felaket tellallığı bitmedi, durun aynı zamanda hücrelerin enerji santralı dediğimiz mitokondri adlı organelleri vardır. Oksijeni kullanarak hücrenin yaşaması için gerekli olan enerjiyi sağlarlar. Hücre içerisinde çekirdek dışında kendine ait DNA sahip olan yegane yapıdır. Yumurta içindeki mitokondriler özellikle spermle döllenme sonrası bölünme aşamasında yani hücrelerin çoğalmasında gerekli olan enerjiyi sağlarlar. Çekirdekteki DNA’da olduğu gibi yıllar içerisinde mitokondri DNA’sı da yaşlanır. Tüp bebek tedavilerinde ileri yaş kadınlarda daha sık izlediğimiz kalitesi azalmış ve büyüme potansiyeli fazla olmayan embriyolardan yaşlanmış mitokondriler sorumlu tutulmaktadır.

Mitokondriler yumurtada  ooplazma dediğimiz jel kıvamında dediğimiz gömülü bulunurlar. Özel bir mikroskop altında  vemikropipetler kullanılarak genç yumurtalardan alınan mitokondriler yaşlı yumurtalara verildiğinde enerji transferi yapılmış olur. Hayvan deneylerinde uzun yıllardan beri başarıyla uygulanan bu yöntem son yıllarda deneysel olarak insanlarda da uygulanmaktadır. Tekniğin zorluğu, yumurtaya zarar vere olasılığı hepsinden önemlisi başka bir yumurtadan alına genetik yapının başka bir değişle DNA’nın transfer edilmesi problemler doğurmaktadır. Mitokondriel hastalık dediğimiz bir dizi genetik geçişli rahatsızlık vardır ve uzun dönemde nasıl problemlerle karşılanacağı bilinmemektedir.

Önümüzdeki birkaç yıl içersin de başarılı mitokondri transferi yönünden çok ciddi gelişmeler izleyeceğimizden kuşkunuz olmasın.

  Sosyal   Medyada   Paylaşın

Bir yorum bırak