Preimplantasyon Genetik Tanı Yöntemleri
Paylaş
 

Preimplantasyon Genetik Tanı (PGT) yöntemi anne rahmine konmadan başka bir değişle transfer öncesi embriyolardaki genetik kaynaklı rahatsızlıların teşhis edilmesidir. Niye o zaman tüm tüp bebek tedavilerinde PGT uygulanmıyor? Çünkü PGT yönteminin yararları olduğu kadar bazıdezavantajları da mevcut…

Preimplantasyon Genetik Tanı (PGT) in vitro fertilizasyon yani tüp bebek tedavisiyle beraber yürütülen ileri bir teknoloji yöntemidir. PGT anne rahmine konmadan başka bir değişle transfer öncesi embriyolardaki genetik kaynaklı rahatsızlıların teşhis edilmesidir. Bazı durumlarda genetik problemler embriyonun rahme yerleşmesini, implantasyonu da olumsuz yönde etkiler.  Embriyonun genetik yapısı tüp bebektedavisinde gebelik şansını belirlerken, gebe kalındığı takidirde bebeğin sağlığını da göstermektedir.

PGT YÖNTEMİNDE EMBRİYO BİYOPSİSİ YAPILIR
Tabii burada aklımıza şöyle bir soru gelebilir. Niye o zaman tüm tüp bebek tedavilerinde PGTuygulanmıyor? Madem embriyonun sağlığı hakında bilgi veriyor, tüp bebek yaptıran bütün hastalara uygulamak mı gerekir? Maalesef bu sorunun yanıtı: Hayır. PGT işlemi neredeyse 20 yıldır dünyada uygulanmkta ve günümüze değin on binlerce bebek PGT yöntemi ile doğmuştur. Buna rağmen PGTyönteminin yararları olduğu kadar bazı dezavantajları da mevcuttur.
PGT yönteminde embriyo biyopsisi yapılmaktadır. Yumurta döllendikten sonra fertilizasyonun 2. veya 3. günü özel bir mikroskop altında embriyoyu oluşturan bazı hücreler çıkartılır ve bu hücreler üzerinde floresan in situ hibridizasyon dediğimiz (FISH) yöntemi uygulanarak kromozomların haritası çıkartılır. İnsanlarda 23 çift kromozom bulunmaktadır ve şu anki konvansiyonel yöntemlerle en fazla 10 adeti kontrol edilebilmektedir. Sonuç itibarıyla tüm kromozomları test edebilmek mümkün olmamaktadır. Diğer bir sorun ise test sonuçlarında %5’lere kadar varan yanlış negatif veya yanlış pozitif sonuç verme olasılığı mevcuttur. Sağlıksız dediğimiz bir embriyonun esasında sağlıklı olabilme durumu söz konusu olmaktadır. PGT uygulama konusunda hastaları en fazla zora koşan bir diğer problem ise tedavinin maliyetli olmasıdır. Ayrıca hastaların en sık sorduğu sorulardan biri de biyopsi sırasında embriyoya zarar verilme olasılığıdır ki işlemi uygulayan embriyoloğun tecrübesine göre bu oran %1’in altındadır.

HASTADAN ÇOK DOKTOR YÖNLENDİRMELİ
PGT uygulama için hastadan daha çok tedaviyi yöneten doktorun yönlendirme yapması, indikasyonu koyması gerekmekte ve hastayla konu ayrıntılı bir şekilde -avantajları ve dezavantajları- tartışılmalıdır. Unutmamak gerekir ki PGT tüp bebek tedavisinde başarıyı artırmaktan çok, sağlıklı embriyo seçimine yol açan bir yöntemdir. Sağlıklı olduğu düşünülen bir embriyonun transferi tedavinin başarısını garanti etmemektedir. Tüp bebekde başarıyı belirleyen faktör sadece embriyo değil başka etkenlerin de olduğunu akılda tutmakta fayda vardır.

PGT ÖNERDİĞİMİZ 3 GRUP HASTA VARDIR
1-Tekrarlayan tüp bebek başarısızlığı olan olgular
2-Tekrarlayan erken gebelik kaybı olan olgular
3-Eşlerden herhangi birinde kromozomal yapı bozukluğu olan olgular
4-Tek gen rahatsızlığı olan çiftler

Bunlar dışında henüz deneysel aşamada olsa da organ nakli yapılma ihtimali olan kardeşler için doku grubu uyuşması için HLS matching dediğimiz doku grupları aynı olan kardeş dünyaya gettirmek içinde PGT yöntemş uygulansa da medikal ve etik açıdan tartışılan bir durumdur.

1-Tekrarlayan Tüp Bebek Başarısızlıları: Tekrarlayan tüp bebek başarısızlıklarının en önemli nedeni kaliteli embriyo gelişiminin olmamasıdır. Bu rahatsızlığı olan hastalarda dış görüntüsü iyi gözükmeyen ancak genetik yapısının düzgün olabilme ihtimali olan embriyolarının seçilir. Ayrıca başka bir grup hastada da embriyo kalitesi düzgün gözükmesine rağmen yine tekrarlayan tüp bebekbaşarısızlığı mevcuttur. Bu hastalarda da PGT uygulanarak nispeten dış görüntüsü düzgün görülmeyen ancak genetik yapısı normal saptana embriyolar seçilerek gebelik elde edilmektedir.

2-Tekrarlayan Gebelik Kaybı olan olgularda çiftler kendiliğinden gebe kalmalarına rağmen ilk 3 ay içersinde düşük yapmaktadırlar. Bu olgularda tüp bebek tedavisi sonucu PGT uygulanmış normal embriyo transfer edildiğinde hastanın düşük yapması engellenmiş olabilmektedir

3-Kromozomal Bozukluk Çiftlerden herhangi birinde olan 23 çifte kromozom içerisinde sayısal veya yapısal bozukluk olmasıdır. Bunlar arasında monozomi, translokasyon, duplikasyon, inversiyon gibi anormallikler girmektedir. Bu olgularda kendiğinden gebe kalma şansı düşük olduğu gibi hamiie kalındığı takdirde de erken gebelik akybı daha fazla olmaktadır. PGT ile genetik yapısı uygun embriyo transfer edildiğinde gebe kalma şansı artmaktadır. Tekrarlayan tüp bebek başarısızlığı olan bir kısım çiftte de kromozomal bozuklular saptanır. Netice itibarıyla başarısız tedavi öyküsü olan hastalrada kromozomal rahatsızlılar kontrol edilmeli ve problem çıktığı takdirde PGT yöntemiyle iyi sonuç alınır.

4-Bazı ailerlerde sıklıkla izlenen kalıtsal rahatsızlılar olur ve genellikle tek gen üzerinde olan mutasyonların taşınması sonucu hastalıklar izlenir. Vücüdumuzu yaklaşık 100000 kadar gen oluşturmaktadır.Tek gen rahatsızlığında embriyo üzerinde kromozomlardaki genin yeri saptanarak hasta olan embriyolar değerlendirilir ve ayıklanır. Bu sayede gendeki mutasyonu saptamayan embriyo rahime yerleştirilerek sağlıklı bebek dünyaya gelmiş olur.

HANGİ HASTALIKLARDA PGT UYGULAMASI MÜMKÜNDÜR?
a.KistikFibrosis
b.Fragile X sendromu
c.Duchenne/Becker’s muskluar distrofi
d.Hemofili
e.Myotonik distrofi
f.Huntington’s hastalığı
g.Talasemiler
h.Spinal muskular atrofi

  Sosyal   Medyada   Paylaşın

Bir yorum bırak