Mucize Tüp bebekler Lina ve Liya
Paylaş
 

Kanserin gündemde olduğu şu günlerin mucize kahramanları: Lina ve Liya… Anneleri Nergis Karapınar evlendiği yıl 29 yaşında rastlantı sonucu fark ettiği şişliklerin lenf bezi kanseri olduğunu öğrendi. Hemen ardından başlaması gereken radyoterapi ve kemoterapi süreci öncesinde yine rastlantı sonucu tüp bebek tedavisi ile embriyolarını dondurmasının gelecekte çocuk sahibi olması için şart olduğunu öğrendi. Rastlantılar onu anne yaparken onu yine bir ilke imza attı ve ÜRSAK Derneği’nin kurulmasına vesile oldu.

Onlar henüz 5.5 aylık dünya güzeli ikiz bebekler: Lina ve Liya… Lina ve Liya daha dünyaya gelmeden mucize bebekler olarak tarihe isimlerini yazdırdı.   Nergis Karapınar 29 yaşında daha yeni evliyken bir akşam aniden başlayan kol ağrısıyla zor günlere adım attı. Acil servis doktorunun verdiği kremi boynuna sürerken fark edilen şişliklerin lenf kanseri olduğunun belirlenmesi Nergis ve Mustafa Karapınar çiftinin dünyayı başına yıktı. Rastlantı sonucu öğrenilen hastalık bir başka rastlantıyla birleşti. Doktoru çocuk sahibi olmak istiyorsa tedaviye başlamadan önce tüp bebek tedavisinde embriyolarını dondurmasını önerdi. Nergis Karapınar o günlere ait yaşadıklarını şöyle anlatıyor: “Tüp bebek merkezinde embriyo dondurma işlemi ile üreme sağlığımı koruma altına alabileceklerini söylediler. 2008’de 21 tane embriyom donduruldu. Kemoterapi, radyoterapi süreçleri çok zordu. Tam iyileştim derken hastalığım 2 yıl sonra nüksetti.Tekrar radyoterapi tekrar ameliyat… Dört yıllık mücadeleyi sonunda kazandık. Mart 2012’de tüp bebek tedavisi için Doç. Dr. Ulun Uluğ ile tedaviye başladık. Güzel haberi 24 Nisan’da aldık. Tüp bebek tedavisi ile ikiz çocuklarım olacak. 4 Mayıs’ta bebeklerimin kalp atışlarını hissettiğim duygunun tarifi yok zannediyordum. Ancak Lina ve Liya’yı kucağıma aldığımdaki duygu işte asıl o duygunun tarifi yok”
ÜRSAK’ın Kuruluşuna Vesile Oldu!
mucize bebeklerRastlantılar sonucu hastalığını öğrenen yine rastlantı sonucu embriyolarını dondurup anne olan Nergis Karapınar ÜRSAK-Üreme Sağlığını Koruma Derneği’nin kuruluşuna da vesile oldu. ÜRSAK Genel Sekreteri Doç.Dr. Ulun Uluğ kanser tedavisinden önce alınacak önlemlerle üreme sağlığının korunabileceğini belirterek şunları söyledi: “Dünyada her yıl 12 milyon kişi kansere yakalanıyor, 7.6 milyon kişi de yaşamını yitiriyor. 2030’da 26 milyon yeni kanser vakası olacak, 17 milyon kişinin de hayatını kaybedeceği tahmin ediliyor. Hastalıkta yaş ortalaması 30’a kadar düştü ve gelecek neslin üreme sağlığı tehlikede. Bu noktada bilinmesi gereken önemli nokta; kanser hastalarının tedaviye başlamadan önce üreme sağlıklarını koruma altına almaları gerekliliği. Çünkü kanser tedavisindeki kemoterapi ve radyoterapi süreci üreme organlarını da olumsuz yönde etkiliyor. Bu nedenle radyoterapi öncesinde uzman ve hastanın bilgili olup mutlaka ileriye dönük üreme fonksiyonlarını devam ettirebilmesi için yumurta ve embriyo dondurulması işlemi tartışılmalıdır. Çünkü dondurulan yumurta ve embriyo radyoterapi sonrasında sağlıklı bebek şansının devamını sağlar. Aynı durum sperm için de geçerlidir. Yani kanser tanısı konulan erkek hastanın radyoterapi öncesinde spermleri alınıp dondurulursa, tedavi bittiğinde baba olma şansı devam eder ki bu da erkekler için çok önemlidir. Nergis Karapınar şanslı bir insan çünkü doktoru tedavi öncesi onu uyarmış. Türkiye bu bilinç yeni yeni yerleşiyor. Çocuk isteyen herkes üreme sağlığını koruma altına almalıdır. Kemoterapi ve radyoterapinin yoğunluğuna bağlı olarak dondurma işlemi düşünülmelidir. Çiftlerin dondurma işlemini güvenilir merkezlerde yaptırmaları gerekir. Embriyo, sperm ve yumurta hiçbir şekilde zarar görmeden saklanabilir.”

  Sosyal   Medyada   Paylaşın

Bir yorum bırak