İnfertilite tedavisinde kullanılan ilaçlar:    Gonadotropinler

Paylaş
 

 

Kadınlarda yumurtanın büyümesi için beynin alt kısmına olan neredeyse burun kemiği köküne çok yakın olan hipofiz adında nohut büyüklüğünde bir bez vardır. Biz hekimler master endokrin organ dediğimiz hormon salgılayan bir dokudur. Hipofiz bezi gonadotropin dediğimiz hormonları kan dolaşımına vererek, yumurtalıkları etkiler ve yumurta büyümesi ve olgunlaşmasına neden olur. Kadınlarda her ay sadece bir yumurta büyümektedir. Hipofizden salgılanan FSH ve LH dediğimiz 2 hormon dengeli biçimde salınarak yumurtalıklardan sadece tek bir yumurtanın büyümesini orkestre ederler.

Yıllar önce yapılan denetler sonucunda bu hormonlar uzun süreli verilecek olursa birden fazla yumurtanın buyuduğu saptandı. Infertilite özellikle tüp bebek tedavilerinde gebe kalma şansını artırabilmek için fazla sayıda yumurtanın büyümesi hedeflenir.

Gonadotropinleri belirli dozlarda ve aralıklarla kadınlara verdiğimizde tedavinin bel kemiğini oluşturan ovulasyon indüksiyonu yapılmış olur. Gonadotropin üretmek zahmetli bir iştir. Günümüzde 2 tip gonadotropin vardır. Bunlardan birincisi insandan özellikle menapoza girmiş kadınlardan elde edilen doğal gonadotropinlerdir. Nerdeyse 50 yıllık geçmişleri vardır. İkincisi ise rekombinant DNA teknolojisi dediğimiz yöntemler bakterilerden elde edilen gonadotropinlerdir ki klinik kullanımları yaklaşık 15 yıl öncesine dayanır.

Klinik çalışmalar uzun süredir her iki gonadotropin tipini gebelik oranları açısından karşılaştırmış olmalarına rağmen aralarında kesin bir üstünlük saptanmamıştır. İnsan’dan üretilen gonadotropinler maliyet açısından daha avantajlı olmasına rağmen kullanımları hasta açısından daha zor olabilir. Kas içine enjekiyon yapılması gerektirdiği için daha ağrılı olması ve başka birinin yapmasına ihtiyaç duyulduğu için problemli olmaktadır. Son yıllarda daha saflaştırıldıkları için cilt altına da yapılarak aynı diabet hastalarında olduğu gibi kendi kendine enjeksiyon olabilir. Rekombinant yöntemle elde edilen gonadotropinler cilt altına yapıldıkları için hem daha ağrısız hem de kendi kendine uygulanabilir.

Gonadotropin tipini seçilmesi tamamiyle doktorun tecrübesi ve tercihine göre olmaktadır. Bazı durumlarda ekonomik kaygılarda göz önünde bulundurulur.

Ülkemizde kullanılan 6 çeşit gonadotropin ilacı vardır. Bu kadar çeşidi düşündüğümüzde bir çok da kombinasyon olmaktadır. Ovülasyon indüksiyonu aynı bir terzinin kumaşı müşterisine özel dikmesi gibi hastaya özgün bir durumdur. Standart bir yöntem değildir.

Gonadotropinler hassas ilaç oldukları için soğuk zincir altında tutulmaları gerektiği gibi çok ufak dozlarda buyuk değişikliklere neden olur. Özellikle yanlış uygulamalarda yumurtalıkların aşırı büyümesi ve OHSS dediğimiz bazen hastaneye yatmayı bile gerektiren bir rahatsızlığa neden olurlar. Tedavi sırasında ilaçların nasıl uygulanacağı konusunda hastalara çok detaylı bilgi ve eğitim vermek gerekir.

Doç.Dr.Ulun Uluğ

http://ulunulug.com/

 

 

 

Bu yazı 401 kere okundu.
  • Site Yorum

Bir yorum bırak